İşkadını Nafize Şener: “NOVA’da bahsi geçen bu kurumların hepsi olmasa da bazılarını aralıklarla ziyaret ediyorum ve oralarda tanıdıklarım var. Programdaki ithamlarla alakalı hiçbir şeye şahit olmadım. Aksine, başarılı olduklarını gördüm. Tanıdığım Hollandalılar var. Onların da destek olduklarını gördüm. Hatta oğlum, 6 ay Witte Tulp (Beyaz Lale) eğitim merkezinin ev ödevlerine yardım kurslarına gitti ve ondan da sakıncalı hiçbir şey duymadım, aksine faydasını gördük. Beyin yıkama diye bir şeyle karşılaşmadık.
Nova programında Fethullah Gülen konuşuyor, “Allah rızası için” diyor, altyazıda ise “Zo wil Allah het!” yazıyor. Yanlış tercüme edilmiş. Bu durum, yayının tamamen önyargılı olarak hazırlandığının bir göstergesi.
İş alanında HOGİAF, eğitim alanında Cosmicus ve Witte Tulp, bunun yanında Diyalog Akademisi’nin bu toplumda, bildiğim kadarıyla, sadece pozitif ve gelişime yönelik çalışmalar yaptıklarına inanıyorum. Bugüne kadar bizim gençlerimiz diploma almadan okulu terk ettiler. Bu kurumların Hollanda’daki çocukların diplomalarını almalarında çok ciddi yardımcı olduklarını görüyorum. Bu başarılı kurumlar Hollanda için son derece yararlı işler yapıyor. Bunun bir ayağı da Time Media Group. Her yerde bizlerin sesi ve soluğu. Hollanda’daki gelişmeleri bizlere anında yazılı ve görsel olarak ulaştırıyor. Bu kuruma bile dil uzatıldığına şahit olunca, insanın içinden “biraz insaf” demek gerekiyor. Bir işkadını olarak her zaman bu kurumları destekliyorum, çalışmalarını son derece olumlu buluyor ve bu kurumların uyumdan başka hedeflerinin olmadığına inanıyorum. Bunlara iftira değil, yardım etmemiz gerektiğini düşünüyorum. Eğer yeterince entegre olmamışlar diyenler varsa, Hollandalılar yönetimlere alınabilir ve bu faydalı işlere gönüllü yardım edebilirler. Her iki taraf da entegre olsun. Sadece inancı sağlam ve Allah’a inandığı için bir kurumun üstüne gitmek, asıl haksızlık budur. NOVA’nın yaptığı yayını tasvip etmek mümkün değil.
Sadece Türklerden oluştuğu için bir gruba şüpheli bakılması bence yanlış bir durum ve önyargılı ile alakalıdır. Bir sürü semtevleri var, vakıflar ve eğlence yerleri var. Buralara da sadece Türkler geliyor. Bunlara da mı şüpheli bakalım? Türkler bir arada vakit geçiriyorlarsa entegre olamazlar diye çarpık bir düşünce olamaz.
Asıl düzgün ve başarılı çalışmalar yapan ve topluma gerçekten faydalı olan kuruluşlara kötü isim vermek isteyenler kara propagandayla meşguller. Doğruları çarpıtarak göstermeye “Black PR” (karalama kampanyası) deniliyor. Bana göre bu olay, buna benziyor.
Bakanın bile arkasında durduğu bir kuruma, Máxima’nın ziyaret ettiği Witte Tulp’e neden şüphe ile bakılıyor, anlamadım. Onca çocuk, eğitimlerini yarım bırakıp okulları terk edince daha iyi mi oluyor? Çocuklara eğitim vermenin ve anne babalarla beraber onları topluma kazandırmak istemenin ne kötülüğü olabilir? Hollanda temel eğitim sisteminde anne babalar öğretmenlerle beraber çocuklarının lisanlarını düzeltmeye gayret ediyor. Herkes kendi çapında imkan arıyor. Eğer bu soruna Cosmicus veya başka bir kuruluş çözüm buluyorsa, takdir edilmesi ve karalanmaması gerekir.
Nova’da söylendiğinin aksine maddi yardımlar o kadar kolay verilmiyor. Çoğu projelere milyonlar veriliyor. Şimdi bu projeye bu kadar bir maddi yardım yapılmış, bu mu göze batıyor.
Rotterdam’daki Gülen Konferansına ben de katıldım. Yüzlerce akademisyenle birlikte yapılan bir toplantı nasıl olur da şüpheyle ele alınır. Dünya barışı için çalışıp çabalayan insanlar bunlar. Her zaman ve en kötü şartlar altında bile doğru haber yayınlamaya çalışan insanlar. Her zaman Avrupa’daki Türklerin yanında olmuşlardır ve entegrasyona tamamen açık insanlar… Oyuna gelmeyip dimdik ayakta kalarak devam etmelerini diliyorum. Karalama kampanyalarına kurban gitmeyip hep beraber çalışmalarını öneriyorum.”