Basri Doğan - Lahey
Resmi bir ziyaret için Hollanda’da bulunun Dışişleri Bakanı Ali Babacan, Hollanda Dışişleri Bakanı Maxime Verhagen ile Wassenaar’daki Wittenburg Şatosunda görüştü.
İkili görüşmede ilişkilerinin güçlendirilmesine ilişkin anlayış muhtırası imzalandı. Daha sonra Bakan Babacan, Türkiye Hollanda Konferansının açılış konuşmasını yaptı. Dışişleri Bakanı Maxime Verhagen de, Hollanda ile Türkiye arasındaki dostane ilişkilerin 1612 yılından beri devam ettiğini dile getirdi. Verhagen şöyle konuştu: “İlişkilerimiz Osmanlı İmparatorluğu döneminde, lalenin getirilmesiyle başladı. Lale, Türkiye ve Hollanda arasında bir semboldür. 1924 yılında Mustafa Kemal’in Türkiye Cumhuriyeti ile dostluk ilişkisi kuran ilk ülke biziz. Hollanda firmaları olan Philips, Shell ve Unilever Türkiye’de yatırım yapmıştır. 2005 yılında Philips, Türkiye’deki yatırımlarının 75. yılını kutladı. Ekonomi Bakanımız Maria van der Hoeven, Türkiye ile Hollanda arasında enerji alanında anlaşmalar imzalamak için Türkiye’ye gitti. Bugün ve gelecekte, aramızdaki iyi ilişkilerin sürdürülmesi için yeterince sebep vardır. Bugün sayın Babacan ile Türkiye Konferansını açmaktaki amacımız, iki ülke arasındaki ilişkileri geliştirmektir. Bu konferansın, Türkiye ile ticaret, eğitim ve diğer alanlarda karşılıklı gelişmelere katkıda bulunacağına inanıyorum.”
Wittenburg Şatosunda bir konuşma yapan Ali Babacan, “Hollanda Türkiye ilişkileri konferansının politik, ekonomik sosyal ve kültürel ve diğer ilgili konularda görüş alışverişinde yapacağı katılardan dolayı bu konferansı çok önemli buluyorum. Bu konferans süreklilik haline getirilerek yılda iki defa tekrarlanacak.”
Bu toplantıdan sonra Lahey Büyükelçiliğine geçen Bakan Babacan, Hollanda’daki Türk basın mensupları ile görüştü. Basın toplantısında Babacan, “Her yıl 400 bin Hollandalı Türkiye’yi ziyaret ediyor. Ayrıca iki ülke arasında kültürel ilişkiler iyi yönde. Kraliçe Beatrix’in ziyareti çok önemli idi. Arkasından benim bugün yaptığım ziyaret, iki ülke ilişkileri açısından önemli adımların atılmasını sağladı. Dışişleri Bakanı Maxime Verhagen ile bir araya geldik. Bugün iki ülke arasında bir anlaşma imzaladık. Değerli meslektaşım ile Türkiye konferansının açılışını yaptık. Biz bu konferansta çevre, adli işler ve ulaştırma konularında ayrı ayrı çalışmalar yapılacak. Enerji konusu da Türkiye’de sürecek. Yüklü bir programımız var. Bu ziyaretimiz sırasında ikili temaslarımız olacak. Van Aartsen ile bir araya geleceğim. Daha sonra sanayiciler ile buluşacağım. Leiden Üniversitesinde bir konferans vereceğiz. Ardından Hollanda Prensesi Máxima’yı eşimle ziyaret edeceğiz. Daha sonraki görüşmelerde, Dışişleri Bakanı Verhagen ile Türkiye Hollanda ilişkileri, AB ilişkileri ve Ortadoğu’daki gelişmeleri ele alacağız. Hollanda’daki vatandaşlarımızın sorunlarını yakından takip etmek için Türk toplumu temsilcileri ile bir araya geleceğiz. Buradaki yabancılara yönelik olumsuz gelişmeler üzerinde duracağız.”
Vatandaşlarımız yaşadıkları ülkelerin insanları ile iyi ilişkiler kurmalılar
Avrupa ülkelerinde yaşayan vatandaşlara bir mesajınız var mı sorusuna Babacan, “Avrupa’da ziyaret ettiğimiz vatandaşlarımızın sorunlarını muhataplarımıza iletiyoruz. Entegrasyon ile ilgili bazı problemler görüyoruz. Vatandaşlarımız yaşadıkları ülkelerin insanları ile iyi ilişkiler kurmalılar. Yaşadıkları ülkenin siyaseti ile yakından ilgilensinler. Birlik beraberlik, kendi aralarında dayanışma son derece önemli. Türklerin kendi öz benliklerini korurken yaşadıkları ülkenin dilini öğrenmeleri büyük önem taşıyor. Bunun yanı sıra iyi entegrasyon da önemli. Bu da anadili çok iyi öğrenmekten geçiyor. Anadili iyi öğrenmelerinin, ikinci dili öğrenmelerine büyük faydalar sağlayacağından eminim. AB’nin temel değerleri tolerans, demokrasi ve çoğulculuktur.” şeklinde cevap verdi.
AK Partiyi kapatmak, Kopenhag kriterlerine aykırıdır
AK Parti’nin kapatılması yönündeki bir soruya ise Babacan şöyle cevap verdi: “Tabiî ki bu kapatılma davası ile ilgili yapılan başvuru bizim pek çok ülke ile olan temaslarımızda gündeme geliyor. Olup bitenler Kopenhag kriterleri ile uyumlu değil. Viyana şartları ile uyumlu değil. Türkiye AB’ye üye olma yolunda ilerleyen bir ülke. Umarız bu sorunları kısa zamanda aşarız. Bu kapatma girişimi AB süreci ile ilgili reform süreçlerimizi etkilemez. Bizim AB kararlılığından farklı bir yaklaşımımız yok. Biz aynı kararlılıkla reformlarımıza devam edeceğiz. Yaşanan gelişmeler AB süreci ile uyumlu değil.”
Yeni yönetim çözüme hazır ise biz de hazırız
Kıbrıs ile ilgili bir soru üzerine Babacan, “Türkiye’nin Kıbrıs üzerinde garantörlüğü var. Ancak kalıcı ve adil çözüm dediğimizde pek çok unsur söz konusu. Biz BM kararlarını ele alıyoruz. BM kararları çözümün esasını oluşturacaktır. Biz KKTC’ye her türlü desteğe vermeye hazırız. KKTC çözüm için ne kadar çabaladığını 2004 referandumunda göstermiştir. Yeni yönetim çözüme hazır ise biz de hazırız. Umarız kalıcı bir çözüm bulunur.” dedi.
Biz hükümet olarak bu tür olayları yakından takip ediyoruz
Almanya’daki kundaklamalar ile ilgili bir soru üzerine Babacan, “Ludwigshafen’daki yangından sonra en üst seviyede bir heyetle olay mahalline gidildi. Başbakanımız oraya gitti. Almanya İçişleri Bakanı ve teknik heyet ile temaslarda bulunduk. Vatandaşlarımızın yaşadığı yerlerde olaylar oluyor. Her bir vaka kayda alınıyor. Bizim tarafımızdan Alman makamlarına iletiliyor. Kastın olduğu olaylar da var. Biz hükümet olarak bu tür olayları yakından takip ediyoruz. Gönül ister ki bu olaylar hiç olmasın. Olaylara objektif bir şekilde yaklaşmak gerekiyor.” şeklinde bir cevap verdi.
Özgürlükler insanlara, asla hakaret etme hakkı vermez
Geert Wilders’in Fitne filmi ile ilgili olarak da şu açıklamayı yaptı: “Avrupa bir karikatür krizi yaşadı. Karikatür konusu, niteliği itibari ile belki düşük maliyetli olaylarla atlatıldı. Biz gerekli müdahaleleri yaptık. Eğer söylenenler doğru ise bu film dikkat edilmesi gereken bir konu. Hollanda Dışişleri Bakanı bu konuyu gündeme getirdi. Duydukları kaygıyı iletti. Özgürlük ve temel ilkeler, bizi düşüncelere saygılı olmaya itiyor. Özgürlükler insanlara sorumluklar yükler. Özgürlükler asla insanları rencide etme, onlara hakaret etme hakkı vermez. Hele bu hakarete maruz kalan taraf, bireyler değil de dünyada büyük bir kesim ise, buna dikkat etmek gerekir. Önemli olan nefreti değil, sevgiyi öğretebilmek. İnsanlara bir arada, barış ve huzur içinde yaşamayı öğretmektir. Yine eğer insanlar bazı şeyleri kutsal olarak kabul etti ise, başkalarının kutsalına ve inançlarına saygı yine insanlığın gereğidir. Filmin içeriğini henüz kimse bilmiyor. Böyle bir şeye TV kanalları yer vermek istemiyor. Umarız ki dünyanın içinden geçmiş olduğu bu dönemde dostluk ve aklıselim galip gelir.”
İzmir Expo 2015 ile ilgili olarak da Babacan, Hollanda Ekonomi Bakanı ve diğer yetkiler ile görüşmeler yaptığını, Dışişleri Bakanı Maxime Verhagen ile bu konuyu görüşeceğini ve destek isteyeceğini ifade etti.
Terör örgütlerinin Avrupa’nın değişik ülkelerinde bağlantıları var
Terör örgütün AB ülkelerindeki yapılanmasına yönelik bir soruya ise Babacan şu cevabı verdi: “Terör örgütlerinden DHKPC ve PKK’nın Avrupa’nın değişik ülkelerinde bağlantıları var. Özellikle bir dernek veya vakıf görüntüsü altında, maalesef terör örgütüne destek unsurları görüyoruz. Bu ülkelerdeki özgürlük anlayışı, kötüye kullanılabiliyor. İfade, yayın ve teşebbüs özgürlüğü, terör örgütlerini desteklemek için kullanılıyorsa, kuşkusuz bu konuları muhatap ülkelerle görüşüyoruz. Bizim Kuzey Irak’taki mücadelemizi herkes görüyor. PKK, AB tarafından terör örgütü olarak görüldü. Son zamanlarda AB ülkelerinin bu konuya daha ciddi yaklaşımlarını görüyoruz.”