10 Eylül 2010 Cuma
 
Nederlands
 
 



Abonneer op onze RSS feed
Başörtüsü, örnek olmaya engel değil
 
 

Yasin Yağcı - Lahey

Türkiye’de türban (başörtüsü) tartışmaları süredursun Time Dergisi, Avrupa’daki başarılı Müslümanlara örnek olarak, Hollanda’nın ilk başörtülü avukatına kapağında yer verdi. Amerika’nın ünlü dergisi, Avrupa baskısının son sayısında mercek altına aldığı Avrupalı genç Müslümanlarla ilgili kapak dosyasında Hollanda’nın ilk başörtülü avukatı Famile Arslan’a da geniş yer verdi. Avrupa ülkelerinde ikamet eden Müslümanların birçok alanda yükselişe geçtiği gibi bu kesime ait eğitimli genç sayısının da arttığına dikkat çekilen dosyada, bu duruma örnek olarak ise Hollanda’da avukatlık yapan Famile Arslan veriliyor.

Başörtülü ve yabancı kökenli biri olarak eğitim hayatı boyunca geçirdiği zorlukları ve aşamaları anlatan Famile Arslan’a göre, aslında genel anlamda Müslümanlar için Avrupa’da olumsuz bir ortam olmasına rağmen bunun avantaja çevrilme ihtimali de mevcut. Avrupa’da bir türlü gündemden düşmeyen, yabancı ve Müslümanlarla ilgili dile getirilen eleştiriler konusunda Zaman’a bir değerlendirmede bulunan Arslan, “Ben de hem eğitim hayatımda hem de kısmen şimdi başörtülü, Müslüman ve yabancı kökenli olmamdan dolayı kimi zorluk ve önyargılara maruz kalmıyor değilim, ama sürekli olarak bu olumsuz durumları olumluya çevirme gayreti gösteriyorum. Herkese tavsiyem de bu. Bunu yapmak belki zor, ama imkansız değil.” dedi.

Avrupa’da veya Hollanda’da başörtülü, yabancı ve Müslüman birisinin kariyer yapmasının diğerlerine oranla daha zor olduğuna da değinen Famile Arslan, ama bu tanımlamaların kimi zaman da kendisine yol açıcılık yaptığını dile getirdi.

Bundan beş altı sene önce Hollanda’nın ilk başörtülü avukatı olarak çalışmaya başlamasının birçok insanı motive ettiğini de kaydeden Arslan şöyle konuştu: “Oysa benim yaptığım büyük bir başarı değildi. Çünkü sonuçta Hollanda’da bir avukatsın. Bir özelliğin yok. Kaldı ki kendini bu konuma koyduğun zaman zorlukları dahi olur. Ama öyle olması ve başkalarına yol açmak gerektiğine inandığım için bunu yaptım. Zaten olumsuzu olumluya çevirelim derken kastettiğim de bu.”

Başörtüsüyle mesleğini icra etmenin kendisine huzur verdiğini dile getiren Arslan, “Başörtümü çıkarsaydım belki de daha fazla başarılı olurdum, ama o zaman da huzurum olmazdı. Yani başörtüm olmasaydı veya çıkarsaydım tüm kapılar bana açılabilirdi, ama o zaman sorunlar çözülmezdi. Oysa benim örtümle işimi yapıyor olmam birçok genç insana örnek teşkil etti. Çok şükür, benden sonra mesleğini icra eden insan sayısı arttı.” yorumunda bulundu.

Avrupa’da fikir özgürlüğünün yanı sıra çifte standardın da hakim olduğunu belirten Famile Arslan, bu yüzden çoğu ülkede yabancıların hak isteme taleplerinin görmezlikten gelindiğini söyledi.

Arslan, özellikle Hollanda’da Wilders’ın hazırlamakta olduğu, Kur’an-ı Kerim’i karalayan filmle bağlantılı olarak tartışma konusu yapılan Müslümanlar ve İslam dini ile ilgili gelişmeler konusunda ise şunları dile getirdi: “Fikir özgürlüğü herkes için geçerli olmalı. Geert Wilders söylediği zaman saygı gösterelim, tamam, ama yabancı veya Müslümanlarınkine de saygı gösterilmeli. Oysa bu yapılmıyor. Bu konuda çifte standart var. Ama bu olumsuzluğa rağmen birçok başarıya da imza atmıyor değiliz. Bu olumsuzluk bizi ve dolayısıyla dinimizi tanıtmaya vesile olur. Çünkü bu tartışmalar insanların İslam konusunda araştırma yapmalarına yol açar. Bunu yakın çevremizde görmek mümkün. Ben, benim gibi olan arkadaşlarıma kesinlikle sabır ve gayret göstermelerini tavsiye ediyorum.”
Anayasal çerçevede çözülmek istenen, Türkiye’deki başörtüsü yasağına ilişkin olarak da bir değerlendirmede bulunan Famile Arslan, kadınların öğrenim haklarının her ne şekilde olursa olsun engellenmek istenmesinin korkunç bir şey olduğunu dile getirdi.
Hollanda’nın da Türkiye gibi laik bir ülke olduğunu, ama buradaki laiklik anlayışının yasaklar üzerine inşa edilmediğine de değinen Arslan, şöyle konuştu: “Türkiye, halkının çoğunluğu Müslüman olan bir ülke. Yapı ve hukuku itibarıyla laik bir devlet. Hollanda da laik, ama laikliğin farklı bir yorumu var. Hollanda'daki laiklik düşüncesi şöyle: Bir dine mensup olmak bireylerin hakkıdır. Fertler, bir dine inanmak ve bunu yaymak hakkına da sahiptir, devlet buna karışmaz. Devlet herhangi bir dinin propagandasını yapmaz, herhangi bir dine engel de olmaz. Ayrıca, özgürlük çok önemlidir. Laik bir ülkede, bayanların kendi kimliklerini korumaları için örtünmeleri veya örtünmemeleri bir haktır. Bunun yasalarla bu şeklide belirlenmek istenmesi çok komik. Komik diyorum çünkü, Türkiye nüfusunun yarısı kadınlardan oluşuyor. Siz, nüfusun yarısını eğitim ve çalışma alanından soyutlarsanız, onları engellerseniz, ülkeye büyük kötülük etmiş olursunuz. Kadın toplumun eğitimcisidir. Eğitimci olan kadının öğrenim hakkının ve çalışma imkanlarının engellenmesi korkunç bir şey. Zira, bu durum eğitimci olan kadının huzurunu kaçıracaktır. Psikolojik olarak bu durum yeni nesillere yansıyacaktır. Türk toplumu büyük çoğunluğu gençlerden oluşan bir nesil. Bu potansiyel, Türkiye'yi süper güç yapacak bir potansiyeldir. Süper güç olmak için iki ayak üzerinde durmalısınız. Bu ayaklar, kadın ve erkekten oluşuyor. İnsan iki ayağı üzerinde yürürse hedefine ulaşır. Dolayısıyla Türkiye süper güç olmak ve hedefine ulaşmak için kadınların gücünü, ilmini, kapasitesini kullanmalıdır.”

Famile Arslan
1971, Palu doğumlu. Dört yaşında Hollanda’ya geldi. İlk, orta ve lise öğrenimi Lahey'de tamamladıktan sonra Lahey Yüksek Okuluna bağlı Sosyal Hizmetler Bölümü’nde eğitim gördü. Daha sonra Leiden Üniversitesinde Hukuk tahsili yaptı. Uluslararası Hukuk alanında lisans, Devletlerarası Hukuk alanında da master eğitimini tamamladı. Rotterdam İslam Üniversitesi’nde bir sene İlahiyat eğitimi aldı. Adalet Bakanlığında hukukçu olarak beş sene görev yaptı. 2002 senesinden beri serbest avukatlık yapıyor. Medeni hukuk, ağır ceza hukuku, yabancılar hukuku, ticaret hukuku ve sosyal sigortalar hukuku ile ilgili davalara bakıyor. “Wijblijvenhier.nl” sitesinde yazıları yayınlanıyor. 2006'da bir şiir kitabı yayınlandı. Çok sayıda yabancı, Müslüman ve kadın kuruluşunun yönetim kurullarında görev yapıyor. Hollanda’nın ilk tesettürlü avukatıdır.



Yorum Yaz - Yorum Oku (1)