9 Eylül 2010 Perşembe
 
Nederlands
 
 



Abonneer op onze RSS feed
Gönüllüler Hareketi, gönüllerde yankılanıyor
 
 

11 Kasım’da Nederland 2 kanalında, Fethullah Gülen Hareketi ile ilgili bir belgesel yayınladı. NIO tarafından hazırlanan program, yaklaşık 15 dakika sürdü.

Basri Doğan, Amsterdam

Programda Fethullah Gülen'in Doğu ile Batı arasında köprüler kurduğu ve İslami maneviyattan hareketle hoşgörü ve Doğu-Batı işbirliği için çağrı yaptığına dikkat çekildi. Hollanda İslami Yayın Kurumu’nun (NIO) programında, “Gülen Hareketi nasıl oluştu?” sorusuna da açıklık getirilmeye çalışıldı. NIO, Gülen’in genç bir vaizken “Allah sevgisi”ni işlediği, siyasi mesajlardan uzak kalarak pek çok insanı camiye çektiği, iman, ahlak, fazilet ve insanlara faydalı olma adına nasihat ve teşviklerde bulunduğu belirtildi.

Programda Hollandalı akademisyen Tineke Eijgenraam-Pepinck’in Gülen Hareketi ile ilgili görüşlerine de yer verildi. Pepinck, Gönüllüler Hareketi hakkında şunlara değindi: “Önce eğitim alanında, sonra da medyada aktif hale geldiler. Medya kuruluşları, hareketin iki önemli ilkesi olan diyalog ve hoşgörüyü yaymakta. Eğitimle de aynı amaç güdülüyor. Bana göre Gülen'in hedefi kendini iyi geliştirmiş, genç bir nesil yetiştirmek. Modern insanın özelliklerine sahip ve çağdaş gelişmelerden haberdar, ancak İslam'a ve dinin iki unsuru olan sevgi ve hizmete önem veren genç bir nesil yetiştirmeyi hedefliyor. Türkiye’de Gülen Hareketiyle ilgili çeşitli komplo teorileri ileri sürülüyor. Vatikan’da Papa'yı ziyaret ettiği için tutucular ona “Papa’nın işbirlikçisi” diyor. Oysa Gülen’in ziyaret sebebi, farklı din mensuplarının ilişki kurulabileceğini göstermekti. Tutuculara göre, Papa’nın yardımcısı ve Hıristiyanlığı yaymak istiyor. Bir başka gruba göre ise devletin adamı. “Kürtleri etkisiz hale getirip onlara okullarında Türk milletine sevgi göstermeyi öğretmek istiyor” deniliyor. Bence Gülen Hareketi ne tutucu ne de liberal. Etrafına ve zamana ayak uydurmaya çalışan barışçıl bir hareket.”

Burhanettin Carlak: “Çok olumlu tepkiler aldım”

Gülen Hareketi ile ilgili programı hazırlayan Burhanettin Carlak ise hareketin sosyal katkıları konusunda şu açıklamayı yaptı: “Türkçe Olimpiyatları belgeselini izlerken ağlamamak mümkün mü? Geri kalmışlığımızı hiçbir komplekse kapılmadan kabul ederek, eğitim ve bilimle toplumumuzu barıştırmak, İslam’ın aslında bir hoşgörü dini olduğunu anlatmak, çatışmacı olmamak, diyalogu istemek, yazmak ve düşünmek.”

Fethullah Gülen Hocaefendi hakkında program hazırlamanın kolay bir iş olmadığının altını çizen Carlak, “Hazırlık çalışmalarında zaman zaman güneşi çizmeye çalışan bir çocuk edası ile zorlandım. Gerek şahıs olarak gerekse hareket olarak her bakımdan çok ciddi derinliği olan, etkileyici bir konu. Tarafsız bir yayın yapmak için bize mahsus değer yargılarını, peşin hükümleri bir yana bırakmak gerekiyor, ancak kendisinin de rahatsız olacağı şekilde, abartılı yüceltmelere de yer vermek doğru olmazdı" şeklinde konuştu. Çoğulcu, laik ve demokrat Batı kültüründe Hıristiyanlığın değişik yorumları ve akımlarının kendilerini kurumsal olarak ifade edebildiklerini kaydeden Carlak, “Hayatın her alanına ilişkin olarak bu akımların geliştirdikleri bir yorum ve tavır söz konusudur. Ben okuduğum, incelediğim ve görüştüğüm insanlardan edindiğim kanaate göre, Türkiye Cumhuriyetinin sosyal dokusunu besleyen, pozitif enerji ile girişimcilik ruhuna sevk eden bir sinerji görüyorum” dedi. Burhanettin Carlak şöyle devam etti: “Dini ve sosyal hayatımızı zenginleştirdiği için Gülen Hareketi ve benzeri  akımlara objektif gözle bakmalıyız. Hollandalı aydınlar, bizdeki gerek dini gerekse ideolojik akımlarla kanaatlerini oluştururken, yine bizden bazı kimselerin önyargılarından etkileniyorlar. Bu bakımdan Gülen Hareketinde olduğu gibi kişi ve kurumların kendilerini daha açık platformlarda anlatma yoluna gitmeleri çok önemli.” Carlak, programla ilgili olarak çok olumlu tepkiler aldığını da dile getirdi.

Öte yandan Londra’daki konferansın yankıları sürerken, 22-23 Kasım tarihlerinde Rotterdam’daki  Erasmus Üniversitesi’nde, “Barış içinde bir arada yaşamak: Fethullah Gülen'in günümüz dünyasında barış teşebbüsleri” başlıklı, uluslararası bir konferans daha düzenlenecek. Konferansla ilgili olarak Diyalog Akademisi Başkanı Gürkan Çelik şöyle konuştu: “Diyalog eksenli, akademik faaliyetler yapıyoruz. Hollanda’nın köklü üniversitelerinden Erasmus Üniversitesi’nde Gülen Hareketi konusunda bir konferans düzenliyoruz. Bu programın hazırlıklarına bir yıl önce başladık. Fethullah Gülen’in günümüz dünyasında barış teşebbüsleri, bu konferansta tartışılacak. ABD, İngiltere, Almanya, Fransa, İtalya, Türkiye, Ermenistan ve İsrail gibi ülkelerden 32 akademisyen bu konuda hazırladıkları tebliğleri sunacak ve müzakerelerde bulunacak. Konferansla ilgili bir İnternet sitesi hazırladık: www.gulenconference.nl. Buradan kayıt yaptırmak mümkün.”

Gülen konferansları

Gülen Hareketi konusunda ilk konferans, 2001 yılında Georgetown Üniversitesinde, Prof. Dr. John Esposito koordinatörlüğünde, Washington'daki Rumi Forum Dinlerarası Diyalog Vakfı tarafından, "Fethullah Gülen ve Çağdaş İslam" başlığıyla düzenlendi. İkinci konferans ise 12-13 Kasım 2005 tarihinde, ABD’nin Texas Eyaletindeki Houston şehrinde bulunan Rice Üniversitesinin bünyesinde yer alan Bonuik Dini Hoşgörüyü Araştırma ve Geliştirme Merkezi, Houston Üniversitesi’ne bağlı A. D. Bruce Dini Merkezi ve Texas İnançlararası Diyalog Vakfı tarafından gerçekleştirildi. “Çağdaş Dünyada İslam: Düşünce ve Uygulamada Fethullah Gülen Hareketi” konulu konferansta 23 tebliğ sunuldu, müzakereler yapıldı ve bir yuvarlak masa toplantısı düzenlendi.

Aynı konu başlığı altında, 4-5 Mart 2006 tarihinde Texas Eyaletinin Dallas şehrinde bulunan Southern Methodist Üniversitesinde düzenlenen ikinci konferansta 14 akademisyen tebliğlerini sundu. 4-5 Kasım 2006’da Oklahoma Eyaletindeki Norman şehrinde bulunan Oklahoma Üniversitesinde üçüncüsü düzenlenen konferansta 18 tebliğin müzakereleri yapıldı. Bu serinin devamı olarak 3 Kasım 2007’de organize edilen dördüncü konferansta ise, Texas San Antonio’daki Texas Üniversitesi’nde 16 tebliğin sunulduğu görüldü. Bu arada, 2-3 Kasım 2007’de Columbia Üniversitesi’nde düzenlenen, “Günümüz Türkiyesinde İslam” konulu konferansta da, 21 akademisyen ve araştırmacıdan bir kısmı, Gülen Hareketi ile ilgili tespitlerini paylaştı.

25-27 Ekim 2007’de Londra’da düzenlenen “Değişim içindeki İslam Dünyası: Gülen Hareketinin Katkıları” konulu konferansta konuşma yapan 49 akademisyenin tebliğleri, 14 kişilik bir editörler heyeti tarafından seçildi. 22-23 Kasım’da Rotterdam Erasmus Üniversitesi’nde düzenlenecek olan programda ise 32 tebliğ sunulacak.



Yorum Yaz - Yorum Oku (2)